Bazı öğrenciler konuları çok çabuk kavrar. Öğretmenin anlattığını bir kez dinlemeleri yeterli olur. Yeni bir problemle karşılaştıklarında hızlıca çözüm üretebilirler. Çevrelerinden sık sık “Sen çok zekisin.” sözünü duyarlar.
Bazı öğrenciler ise aynı konuyu anlamak için daha fazla örneğe ihtiyaç duyar. Yanlış yapar, yeniden dener, tekrar eder ve zamanla öğrenir.
Peki, sonunda hangisi daha başarılı olur..?
Anlamak Başlangıçtır, İyi Olmak Emek İster
Bir konuyu anlamak, öğrenme sürecinin önemli bir adımıdır. Fakat anlamakla öğrenmek, öğrenmekle de öğrendiğini kullanmak arasında fark vardır.
Matematikte bir konunun mantığını kavrayan öğrenci, benzer bir soruyu kolaylıkla çözebilir. Ancak soru farklı bir biçimde karşısına çıktığında zorlanır. Çünkü konuyu anlamış olsa da yeterince uygulama yapmamıştır. İşte çalışma tam bu noktada devreye girer. Çalışmak, bilgiyi tekrar etmek, farklı soru tipleriyle karşılaşmak, yanlışların nedenini anlamak ve eksikleri gidermektir. Her yeni deneme, öğrencinin yalnızca bilgisini değil, problem çözme becerisini de geliştirir. Zekâ, bir konuyu anlamayı kolaylaştırabilir. Fakat o konuda ustalaşmak çok emek ister.
LGS Sürecinde Ne Fark Yaratır?
LGS gibi uzun soluklu bir hazırlık sürecinde öğrenciler farklı başlangıç noktalarından yola çıkar. Kimi bazı konularda güçlüdür, kimi temel eksiklerini kapatmaya çalışır. Ancak sınav hazırlığı, yalnızca bugün kaç sorunun doğru yapıldığıyla değerlendirilmez. Öğrencinin zaman içinde nasıl geliştiği, yanlışlarını azaltıp azaltmadığı, eksiklerini ne ölçüde giderdiği ve çalışma düzenini koruyup koruyamadığı da önemlidir.
Sonuç Olarak Başarı, Disiplinli Çalışmanın Birikimidir
Yazımızı Aziz Sancar’ın şu cümlesi ile bitirmek istiyoruz.
Çoğu insan zekaya inanır, ben inanmıyorum. Bizi birbirimizden ayıran emektir. Ben çalışmaya inanıyorum.
Sonuçta mesele, kimin daha zeki olduğu değil; kimin öğrenmek, gelişmek ve ilerlemek için çalışmaya devam ettiğidir.